Karamazov Kardeşler Kitap Tahlili/Emre Koçdemir
- imusesver

- 28 Haz 2020
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 Tem 2020
Karamazov Kardeşler okuduğum yıllar boyunca bana hiç hissetmediğim bir düşünceyi hissettirdi. "Kusursuzluk." Önce kitabımızı şekil olarak tanıtarak başlayalım:
Kitap 1000 sayfayı aşkın devasa bir boyuta sahip. Ancak bu devasa eserin bir sayfası bile edebiyat çöplüğünde kendine yer edinmiş birçok kitaptan daha anlamlı. Kitabın çevirisi ise çok başarılı. Çevirmen akıcılığa zarar verecek bütün faaliyetlerden kaçmış gibi görünüyor. Şimdi de kitabımızın içeriğini incelemeye geçelim:
İnsan ruhunun adeta bir aynası olan Dostoyevski bu kitapta da bu övgüyü ne kadar hak ettiğini gösteriyor. İnsan ruhu üzerinden yaptığı tespitlerde, ruhumuzun içinde gizli kalmış noktalara temas ediyor. Ruhumuza yapılan bu dokunuşlar "varoluşsal" temalardan yararlanılarak gerçekleştiriliyor. Herkesin birbirini suçladığı bu hayatta "varoluşçuların" eleştiri oklarını kendilerine yönelterek kendilerini şuçlamaları belki de bu akımı gözümde farklı ve özel kılan sebeplerin başında geliyordur. Dostoyevski'nin ise bu eserde belirgin bir biçimde buna yer vermesi bu kitabın hayatımın eşsiz mücevherleri arasında yer almasına ön ayak oluşturmuştur. Kitapta yoğun biçimde geçen din, inanç, hiçlik, ruhun ölümsüzlüğü, intihar, kendini keşfedip anlamlandırabilme temaları kitapta varoluşçuluk bayrağının dalgalanmasını sağlıyor. Bu temalara incelememde kısaca yer vermek istiyorum. Din, tanrı varlığı ve ruhun ölümsüzlüğü en çok irdelenen varoluşsal temaların başında geliyor. Dindar bir kişiliğe sahip olan Aleksey'in karşısında tanrının varlığına ilişkin ilginç görüşleri olan İvan yer alıyor. Ona göre tanrının var olması için kötülüğün yaratılması şart ise bu yaratım onaylanmaz. Varsın tanrı olmasın ancak onun yanında kötülük de olmasın. İvan tanrının varlığı ile ilgili bilimsel bir kanıttan ziyade insanların çektikleri acılar, süregelen adaletsizlikler ve tanrının gizlemi dolayısıyla ona kin duyuyor. Bu duygu onun tanrıyı kabul etmesini engelliyor. İvan'ın etkilendiğim bir sözünü belirtmeden geçmek istemiyorum. "Çocukların acısı, gerçeğe erilmesi için zorunlu acılar toplamını tamamlamaya yarıyorsa, bundan böyle bu gerçeğin bu pahaya değmediğini söyleyeceğim." İvan bu sözüyle tanrı gerçekliğinin çocukların çektikleri acılardan daha önemli olmadığını belirtiyor. Buna rağmen İvan "Yaşama inancım kalmasa da, sevdiğim kadından, evrenin düzeninden kuşku duysam da, her şeyin cehennemsi ve ve lanetli bir kargaşadan başka bir şey olmadığına inansam da yaşardım yine." diyor. İvan'ın kitapta sayfalar dolusu yer alan görüşüne, çok önemli olduğu için bu kadar yer verme ihtiyacı duydum. Büyük kardeş Dmitri ise bu tartışmaların dışında yaşadığı iç buhranlarla ilgilenmektedir. Sevdiği bir kadın için bir erkeğin ne kadar ileri gidebileceğine şahit oluyoruz. Kendisine azap veren bu aşkın yanında Dmitri bir de gururundan kaynaklanan acılar çekiyor. Bu iki kaynaktan beslenen çatışma ortamı Dmitri'nin yoğun biçimde acı çekmesine neden oluyor. Bir de işin içine babasıyla olan anlaşmazlıkları girince Dmitri Karamazov tamamen ruhsal çöküntüler savruluyor. Kitapta Dmitri'nin bir yüzbaşı ile yaşadığı olay neticesinde yüzbaşının oğlunun bu olaydan etkilenmesi ve devamında yaşanan olaylar ise adeta 1000 sayfalık yeni bir romana konu olacak cinsten. Diğer kardeş Aleksey ise karşımıza dindar kişiliği ile çıkıyor. Onun Karamazov ailesindeki rolü olayları yatıştırmaya çalışmak ve arabuluculuk yapmak. Bu kişiliği ile çatışma ortamından uzak kalarak Karamazov ailesinin koruyuculuğunu üstleniyor.Baba Fyodor Pavloviç ise sefih bir hayat süren, içkici, umursamaz bir baba figürüyle karşımıza çıkıyor.
Dostoyevski yarattığı bu dünya ile aileyi, toplumu, bireyin kendiye olan ilişkilerini eşsiz biçimde sunuyor. Dostoyevski okuyucularını bu eserle felsefe ve psikolojinin doruk noktalarına ulaştırıyor. İnsanın anlam arayışında kaybolacağı bu eserin üzerine bir eser inşa edilebileceğini ise hiç sanmıyorum. Sayfalarında kaybolacağınız, sizi arayışlar içine sokacak, ruhunuzun derinliklerinde bir kıvılcım yakarak sizi büyülemesinin yanında eğitecek olan bu eseri herkesin okumasını muhakkak öneriyorum.


Yorumlar